KARİKATÜR - SOSYOLOJİ ve İNSAN HAKLARI
CARTOON - SOCIOLOGY & HUMAN RIGHTS
Bu mizah değil..
İletişim ve bilişim çağı 21. yüzyıla girerken, gerekliliği tartışılan Birleşmiş Milletler raporuna göre, tüketim artışı aynı hızla devam ederse 2050 yılında canlıların yaşayabilmesi için Dünya gibi iki gezegene daha ihtiyaç duyulacak.
Araştırmalara göre son otuz yılda insan, dünyadaki doğal kaynakların üçte birini tüketti. Denizlerdeki balıklar, karbondioksiti temizleyen ormanlar ve temiz su kaynakları hızla tüketiliyor.
Kuraklık ve gıda sıkıntısının hızla artacağını, hava kirliliğinden milyonlarca insanın öleceğini saptayan uzmanlar, doğal kaynakların hızla tüketilmesinin en önemli nedeninin batılı ülkelerdeki aşırı tüketim olduğunu belirtiyorlar.
Gerekliliği tartışılan Birleşmiş Milletler 10 Aralık 1948’ de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini yayımladı. Tüm insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar diye başlayan bu bildirge, herkesin yaşama hakkı vardır diye sürüyor.
Bu güne gelindiğinde gerekliliği tartışılan Birleşmiş Milletler canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için Dünya gibi iki gezegene daha gereksinim duyulacağını belirtiyor..
Birleşmiş Milletler’in gerekliliğini tartışan güçler küçük bir azınlığın daha da zenginleşmesini sağlamak için askeri yöntemlerle dünyadaki tüm kaynakları ele geçirme çabasında. Doğayı, canlıları mal olarak gören ve bunlardan ne kadar daha çok kar ederim diyen düşünce, Dünya’ya egemen olma yolunda. Doğanın yok olması, canlıların yaşama hakkı kimin umurunda.
Bu mizah..
Ölüm korkusuyla, başka bir gezegene yola çıkmak üzere, ev eşyalarını, hayvanlarını, bitkilerini bir uzay aracına yükleyen insanları düşünebiliyor musunuz.
Düşünüp
çizmenin zamanı
galiba..
This is not humor...
In the beginning of 21st century, communication and informatics age, according to a report issued by United Nation, whose necessity is being argued, if consumption will continue in the same momentum, there will a need for two more earth like planet for living things in the year 2050.
According to researches, man exhausted one third of the natural resources in the world. Fish in the sea, forests that clean carbondioxide and fresh water sources are being rapidly exhausted .
Experts who determined that drought and food shortage will quickly increase, millions of people will die because of air pollution, also expresses that main reason of rapid exhaust of natutal resources is the excessive consumption in western countries.
United Nations, whose necessity is argued, adopted and proclaimed the Universal Declaration of Human Rights in Decebber 10th, 1948.This declaration starting as all human beings are born free and equal in dignity and rights, continues as all human beings have the to live.
When we consider our time, United Nations, whose necessity is being argued, it tells that we will need two more earth like planets to maintain lives of creatures.
Mights arguing the necessity of United Nations, try to capture all resources in the world by military methods in order to increase wealth of a small minority. The conception that consider nature, living things as commodity and tries to make as much profit as possible out of these, is about to rule the world. Who cares about disappearence of nature, living right of creatures.
This is humor...
Can you imagine people loading their furnitures, animals, plants to a starship destined for an other planet, with ölüm korkusu.
It is time to imagine and draw I think.
Savaşsız,
sömürüsüz, fırsat eşitliğinin
geçerli olduğu, barışçıl,
onurlu bir dünya...
İnsanların
yüzyıllardan
beri özlemini duydukları bir
yeryüzü...
İnsan haksızlıklarının değil,
insan haklarının
geçerli olduğu bir dünya.
Ezilmişler;
zalim insanlar tarafından
tarihten öncesinde de, tarihten sonrasında
da sömürüldü, köle gibi, mal gibi, kul gibi kullanıldı.
Bu cangıl
düzenine son vermek isteyen, başkaldıran
onurlu kişilerin savaşımlarını
tarih kitaplarında destansı
hikayeler gibi okuyoruz. Spartaküs’lerin, Gazi Mustafa Kemal’lerin özlemleri,
ne yazıktır
ki, 21. yüzyılda, teknoloji çağında
bile gerçekleşemedi.
İlim,
bilim, sanat, teknoloji büyük bir hızla,
dev adımlarla
ilerliyor ama, bu güzelim olguları
sömürü aracı gibi kullanan fırsatçılar
emperyalistler, yeni dünya düzenciler; ulusları,
dünya halklarını,
insanları çıkarları uğruna
acımasızca,
kan dökerek köleleştirmeğe
çalışıyorlar.
Başarı
kazanabilecekler mi?...
Sanmıyorum.
Yeryüzü sancılı yıllar
yaşıyor.
Bu sancılı yıllar
yeni Spartaküs’ler, yeni , Mustafa
Kemal’ler doğuracak ve sömürülen
insanların özlemini duydukları
yeni bir dünya’ ya, “İnsan
Haklarının”
gerçekleştiği
mutlu bir dünya’ ya mutlaka ulaşacaklardır.
A honorable, peaceful world without wars, without exploitaion, where everyone has same opportunity. A world people misses for centuries. A world where human rights exist instead of human inequalities. Suffered ones; exploited, used as a slave, as acommunity, as a servant before and after history by tyrans. In history books, we read the fights of honorable people trying to end this order, as epic stories. Unfortunately, dreams of Spartacus, Mustafa Kemal is not realized even in the 21th century.
Science, art, technology grows with giant steps, but emperialists trying to use these concepts as means of exploitain, followers of new world order, wants to make world people slaves according to their benefits by sheding blood. Will they be successful?...
I do not think so. World lives painful years. This painful years will create new Spartacus’s, new Mustafa Kemal’s, and surely will reach a happy world where “human rights” is realized, which is the dream of exploited people.
Karikatür ve sosyoloji üzerine yazılan bu makalenin çatısı yarım yüzyıldan daha da önce kitle iletişim ve toplum alanının iki teoristi olan Paul F. Lazarsfeld
and Robert K. Merton tarafından oluşturuldu. Lazarsfeld ve
Merton
1948’de medyanın
topluma olan etkilerini onaylanmış bilginin bu etkilerin çok az bir kısmı olduğu ve medyanın tüketimi bilgisinin bize davranışlar, tutum ve dış görünüş üzerindeki etkiler hakkında birşey söylemediği yorumunu yaparken son derece dikkatlilerdi.
Bu tarihten sonraki üç kuşak boyunca araştırmacılar bu ikilemi düzeltecek bir katkıda bulunmadılar.
Lazarsfeld ve Merton kitle medyasının toplum üzerindeki rolünü statü
belirlemek ve sosyal normların uygulanması olarak gördüler. Bu fonksiyonlar
karikatürle bağlantılandırılabilir.
Karikatüristler ve siyasi karikatüristler
politikacılar
ve diğerlerini sürekli çizerek bu kişilerin statüsünü halkın gözünde yasallaştırır. Örnek olarak bir artistin Al
Hirsschfeld tarafından çizilmesi o kişinin gala
gecesi
performansı kadar
önemlidir.
Lazarsfeld ve Merton medyanın halkın etik anlayışıyla hareket ederek bir takım durumları ortaya koyduğunda sosyal normların zorlandığını söylediler. Propagadanın ne kadar önemli olduğunu göstermek için 1800’lü yıllarda
yaşamış ve çok çabalasa da Thomas Nast’ın karikatürlerine konu olmaktan kaçamamış New York’lu politikacı William Tweed’in çöküşünü örnek gösterdiler. Diğer benzer bir haçlı seferi de Ding Darling’in 20. yüzyılın başlarında doğayı koruma üzerine yaptığı karikatür
kampanyaları ve
yakın geçmişte Güney Afrika’daki kız çocuklarının statülerini yükseltmek ve onlara
seöenekleri olduğunu, yaşlı ve zengin erkelker tarafından baştan çıkarılmaya karşı durmaları ve güvenli seksi desteklemeleri için
yürütülen karikatür
kampanyalarında
yaşandı.
Lazarsfeld ve Merton, kitle medyasının toplumun problemlere karşı sadece yüzeysel bir ilgi gösterdiğini ve bu yüzeyselliğin sıklıkla kitlesel bir ilgisizliği sakladığını vurguladılar. Genelde televizyon, çocuklara
yönelik çizgi
filmler ve video
oyunları
modern toplumda bu suçlamayla karşılaşıyor.
Diğer taraftan Lazarsfeld ve Merton Sosyal
eleştiri mekanizmaları ve yüksek standart taşıyıcıları rollerindeki kitle medyasını etkileyen üç engeli de sıraladılar. Bunlardan birincisi tabi
ki mülkiyet ve kontroldü. Dünyanın neredeyse her yerindeki siyasi
karikatüristler , genelde devletin bir parçası ya da arkadaşı olan yayımcıları tarafından belirlenen –yazılı olsun olmasın- düzenleme ve yasal sınırlamalarla karşı karşıyalar. Ikinci engel
sosyal konformizm. Lazarsfeld ve Merton bu konuda
şunları söylüyorlar.
Kitle medyası sosyal ve ekonomik system içindeki iş dünyası tarafından desteklendiği sürece medya bu sistemin devamına katkıda bulunacaktır.
Reklamla desteklenen kitle medyamız sosyal
yapımıza düşüncesizce bağlılığı desteklediği sürece bu yapının içinde küçük bir değişiklik bile olmayacaktır.
Halen siyasi karikatüristler kendi
ortamlarındaki
politikalarla ve aile kümelerinin ilgi alanlarıyla ilgili karikatürler çizerek bu
ikilemi yaşıyorlar. Amerika
Birleşik Devletleri ve diğer
ülkelerde karikatüristlerin pek çoğu
iş dünyasıyla
içiçe olan News Corporation, Bertelsmann, Time Warner-AOL’ün parçaları
olan gazette ve dergilerde çiziyorlar.
Üçüncü olarak Lazarsfeld ve Merton “Genellikle programın
yeniden formasyonundan faydalanacak olanlar bundan faydalanmayı
reddettiler” Kuşkusuz
mizah sanatı 1940’larda Amerika’daki mizahi çizgi hikayeler ve
1950’lerdeki Amerikan mizah kitaplarıyla
popüler lezzeti azaltmakla suçlandı.
Japon manga ve anime’ leri estetiği
düşürmekle eleştirildi;
Çin’de eski kuşak karikatüristler genç meslektaşlarının
kendi manga sanatlarını
ve tanımlama stillerini taklit etmeleri üzerine köpürdüler.
Lazarsfeld ve Merton’un yazdıkları